Hakkımızda

ARDEV Araştırma Dayanışma ve Eğitim Vakfı olarak ana gaye ve hedefimiz Allah (cc)’ın mesajını anlamaya çalışmak ve bunu geniş kitlelere yaygınlaştırmaktır.


Yaşadığımız hayatı Kur’an’ın aydınlatmasına ihtiyacımız olduğu kaçınılmaz bir gerçektir. Bu sebeple yüce kitabımızı çok iyi anlamamız gerekmektedir. Peygamberimizin ve Ashabının da yaptığı bu idi. Bu yaklaşım sonucunda Kur’an, kişi ve toplum üzerinde olumlu etkiler meydana getirecektir. Kutsallaştırılmış, lakin öğüt alınması için yeterli gayret sarf edilmemiş ve de önüne set çekilmiş Kur’an yaklaşımının, insanlık adına büyük bir kayıp ve onlar için zulüm olduğu açıktır.

İnsanların mühim bir kısmı inananlardan oldukları halde çeşitli aşırılıklara sürüklenerek Kur’an’ın ve Allah Resulünün insanlara öğrettiğinin dışında birtakım yollara sapmışlardır. Allah (cc) kitabında Hz. Muhammed’e(sav)  dahi müşriklerden olmaması ikazında bulunmuşken inanan insanların Allah’a müşrikler gibi inanması ve bu konuyu öncelikli dikkate almamaları tuhaftır.

“Allah’ın âyetleri sana indirildikten sonra, artık sakın onlar seni bu âyetlerden alıkoymasınlar. Rabbine davet et. Asla müşriklerden olma!” (Kasas, 28/87)

Şüphesiz ki bu haller ve diğer hurafe yaklaşımlar da Kur’an ışığında doğru hal ve yaklaşımlara dönüştürülecek ve herkesin doğru olanı kaynağından öğrenmesine gayret sarf edilecektir.

“Siz, haddi aşan kimseler oldunuz diye, sizi Kur’an’la uyarmaktan vaz mı geçelim?” (Zuhruf, 43/5)

Kur’an sadece inananlara hem bu dünyalarını ve hem de ahiretlerini kazandıracak bir öğüt olmanın yanı sıra, insanlığın bu dünya hayatını düzgün bir şekle sokacak ilke ve tavsiyeleri de içermektedir. Dünya hayatıyla ilgili Kur’an’ın bu önerileri üzerinde, ilgili bilim dallarının yapacağı tarafsız ve akılcı araştırmalar insanlık adına son derece önemli sonuçlar doğuracaktır.

Rabbimizin emir ve tavsiyelerini ciddiye alma adına dünyanın dört bir yanında ki gayretlere ilave olarak vakfımızın yürüttüğü bu çalışmalar, iyiye ve doğruya ulaşmak için Mevla’ya bir dua mahiyetinde olup, ilmi düzeye sahip her türlü katkıya açık olduğumuzu bildiririz.

“Herkesin yöneldiği bir kıblesi vardır. Siz hayır işlerinde yarışın. Nerede olursanız olun sonunda Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.” (Bakara, 2/148)

Fetva vermek, dinî ve hukukî bir konuda görüş bildirmektir. Bu sebeple dinin kaynakları olan Kur’an’ı, Hz. Peygamberin sözlerini, ashabın görüş birliği ettiği konuları genel olarak bilmek gerekir. Fetva verilen konuda İslam âlimlerinin görüşlerinden de yararlanmalıdır. Bununla birlikte soruyu soran kişinin özel durumu ve içinde bulunduğu şartlar da önemlidir. Son olarak fetva veren kişinin olayları yorumlayabilecek kabiliyette olması gerekir.

ARDEV Araştırma Dayanışma ve Eğitim Vakfı’na her gün bizzat gelerek, telefonla veyahut internet üzerinden dünyanın dört bir tarafından onlarca soru gelmektedir. Bu sorular -konularına göre- her biri kendi dalında uzman ilim adamları heyeti tarafından cevaplandırılır. Hazırlanan cevaplar, Süleymaniye Camii İmam-Hatipliği de yapmış Araştırmacı-Yazar Ali Rıza Demircan hoca başkanlığında heyet tarafından kontrol edilir ve ilgililerine yollanır. Geneli ilgilendirecek formata göre düzenlenip internet sitemizde yayınlanır.