Geleneksel ARDEV İftarına Yoğun İlgi

Kuruculuğunu ilahiyatçı ve yazar Ali Rıza DEMİRCAN'ın yaptığı ve kısa adı ARDEV olan Araştırma, Dayanışma ve Eğitim Vakfı'nın geleneksel olarak tertiplediği iftar programı dün akşam yoğun katılımla gerçekleşti.


Geleneksel ARDEV İftarına Yoğun İlgi Araştırma, Dayanışma ve Eğitim Vakfı ARDEV'in düzenlemiş olduğu iftar programı İstanbul'daki vakıf merkezinde gerçekleşti. Programa çok sayıda vatandaş alâka gösterirken; TBMM Başkanı İsmail Kahraman, İstanbul Valisi Vasip Şahin, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan da iftar sofrasına konuk oldular.

Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programın açılış konuşmasını ARDEV’in kurucusu ve mütevelli heyeti başkanı Ali Rıza Demircan yaptı.

Tespit, Tenkit ve Tekliflerimiz”

Misafirlerine Tespit, Tenkit ve Tekliflerimiz başlıklı konuşmasıyla hitap eden Demircan, İslamsızlaştırılan insanlık temasıyla çarpıcı açıklamalarda bulundu. İnsanlığın tabiatı ile insanlığın yönetim şekilleri arasındaki uyumsuzluğu dile getiren Demircan, “İslâm insanla örtüşen bir hayat düzenidir. Çünkü İslâm’ın yasalarını koyan, evrenin tabiat kanunlarını koyan Allah’tır. Yaratılan tabiat kanunları gibi indirilen İslâmî yasalar da muhteşemdir. Tabiat kanunları ile çelişerek maddî hayat geliştirilemeyeceği gibi İslâmî kurallarla çatışarak da adaletli, erdemli ve Cennet ile taçlandırılabilecek bir hayat düzeni kurulamaz” dedi.

“Dünya ve ahiret mutluluğu” için “karınca misali” çalışmaktayız

Demircan ARDEV’in varlık sebebi ve amacının insanımızın dünya ve ahiret mutluluğu olduğunu, bunun için ARDEV’in, İslâm dininin gerçek içeriği ve güzelliği içinde iyi anlaşılması ve tebliğ edilmesi gerektiğine inandığını ve karınca misali bu amaçla çalıştığını dile getirdi.

“Bilinç ve amel yoksunluğu içindeyiz”

Kendisinin ve ARDEV’in gaye ve uğraşlarını dile getiren Demircan, İslam’ın ve ümmetin içerisinde bulunduğu buhrana dair şöyle konuştu: “Ülkemizde aydın görülenlerimiz dâhil halkımızın, tarikatlarımızın, cemaatlerimizin ve hatta ilahiyatçılarımızın büyük çoğunluğunun anladığı İslâm, çerçevesini buyurgan laikliğin belirlediği İslâm’dır. Çerçevelenmiş İslâm, İslâm’ın bütünü olmadığı gibi yer yer de O’nunla çelişkilidir. Hurafelerle de örülüdür. Böylesi bir İslâm ile hayata Müslümanca bakmak mümkün değildir. Seküler ve sömürücü düzenlere alternatif oluşturmak da mümkün değildir. Bir asra aşkındır İslâmî açıdan bilgi, bilinç ve amel yoksunluğu içindeyiz. Asıl felaketimiz de bunun farkında olmayışımızdır."

“İslâm’ı gerçek içeriği ve güzelliği ile öğrenmeliyiz.”

Konuşmasında birçok mühim konuya değinen Demircan konuşmasını başta kendisi ve vakfına daha sonrasında Müslümanlara biçtiği ödevleri sıralayarak bitirdi.

“Özgürlüklerimizi artırmalıyız. İslâm’ı gerçek içeriği ve güzelliği ile öğrenmeliyiz. Problemlerimize İslâm’la çözüm üretme çalışmalarımızı başlatmalıyız. Bunları yapamazsak değil gelişmek dünya ölçeğinde üst akılların oluşturabileceği İslam görünümlü tehlikeleri bile göğüsleyemeyiz.”

“Salonlardan meydanlara çıktık”

Ali Rıza Demircan’ın konuşmasından sonra kürsüye çıkan İsmail Kahraman ise Türkiye’nin geldiği noktaya ve içerisinden geçtiği sıkıntılı süreçlere dair tespit ve anılarını paylaştı. Ramazan ayının başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin hemen hemen her yerinde eskiye nazaran daha coşkulu, daha kalabalık ve daha rahat yaşandığını söyleyen Kahraman, "Artık salonlardan meydanlara çıktık.'Hangi sahurda bize geleceksin' diyorlar. İftarlar yetmiyor, sahur davetleri çıktı şimdi de. Bu güzel gelişmeleri, Cenab-ı Hak Türkiye'ye nasip etti. Çok bahtiyarız" diye konuştu.

"Türkiye, kendine geliyor ve güveniyor”

Kenan Evren'in Cumhurbaşkanı olduğu yıllarda, dönemin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Ali Coşkun tarafından iftar yemeği verilmesine karşı çıktığını anlatan Kahraman, "Şimdi cumhurbaşkanlığı külliyesinde, Çankaya'da her yerde birlikte iftar ediliyor. Bir de Cumhurbaşkanı namaz kıldırıyor, Kuran tilavet ediyor. Birlikte iftar ediliyor, şu gelinen noktaya bakın. Bugünleri görenler, eskiyi bilmiyorsa bugünü normal kabul edebilirler, öyle değil. Kısa zamanda büyük mesafe katledildi, çok şükür. Türkiye, kendine geliyor ve güveniyor. Bu kendine güven meselesinin yayılması lazım" değerlendirmesinde bulundu.

"Türkiye'nin gücü, çok üst seviyededir"

Türkiye’nin uzun yıllardır uğraştığı terör belasına da konuşmasında yer veren Kahraman, "Engelleri aşıyoruz, aşacağız. İnşallah Başbakanımızın dediği gibi, bu sonbahar sonu terör denen hadise iyice söndürülecektir. Türkiye daha ötelere gidecektir. Türkiye'nin gücü, çok üst seviyededir. Bunu bilmeliyiz ve kendimize güvenmeliyiz” şeklinde konuştu.

TBMM Başkanı Kahraman, iftara katılanların yaklaşan Kadir Gecesi ve Ramazan Bayramı'nı tebrik ederek, konuşmasını tamamladı.




















TESPİT, TENKİD ve TEKLİFİMİZ